“Çok hızlı gidiyoruz ruhlarımız arkada kaldı.”
.
.
Hepimiz yolcuyuz.
Yolculuğumuzun izdüşümü mekânda tezahür etse de, esasen zamanın içinde yol alıyoruz. Adına ‘yaşamak’ dediğimiz yol hikâyemizde başka hikâyelere, farklı dönemlere, oluşlara/yıkılışlara şahitlik ederiz. Bu müşahede tek taraflı değildir; mekân ve zaman da öte yandan var olma/yaşama hikâyemize şahitlik eder.
Tanpınar’ın “ne içindeyim zamanın ne büsbütün dışında”, N. Fazıl’ın “nedir zaman nedir/iniş mi yokuş mu”; mutasavvıfların “vakit keskin kılıçtır” ifadelerinin zaman ve mekân algısının oluşum izahında düşünceye/tefekküre açılan kapılar olduğunu belirtmekle yetinip, kapının eşiğinde biraz eğleşip dışarı nazar etmeye devam edelim.















Gülün Müjdesi Ü.Fehmi SORGUNLU
"
Pervanenin Rüyası Vedat Ali TOK

Bir ismin önüne,ardına, altına "şair" yazmış olmakla şair olunamayacağının iddia ve elbette idrakindedir...